Gizem & Ceren
25.02.2008 Pazartesi
Bilanço çıkışı - Kadıköy
25.02.2008 Pazartesi
Bilanço çıkışı - Kadıköy
"Sürprizlere açık olun."
Farkında olmadan aslında hepimiz bu cümle ve benzerlerini hayatımızın pekçok noktasında duymuşuzdur. Nedense herkes bir şekilde hayatımızda yaşayacağımız beklemediğimiz olaylara karşı hazırlıklı olmamızı ister, sanırım böyle istemelerinin nedeni de sürprizden sonraki süreci kolaylaştırıp, hayatımıza kaldığımız yerden devam edebilceğimizi düşünmeleri.
Bence sürprizlere açık olmak, her şeyin gelişigüzellik içinde akıp durduğu bir oluşuma kendini kaptırmak anlamına geliyor. Tıpkı bilinen bir yolda kaybolmak gibi...
Belirsizlik ve sürprizler,
Hayatın cümlesi.
Doğumum sürpriz
Ve Ölümüm.
Arasındakiler...
Yok, artık!
sürpriz yok, acı yok - acı yok, kötü yok - kötü yok, iyi var...

2 yorum:
Sence yaşam gelişigüzel olayların ard arda sıralanması mıdır? Yoksa planlı bir yapı mıdır? Kastettiğim planın tanrı ile hiçbir ilgisi yok, zamanın insanlara, insanların haberi olmadan yaptırdığı plandan bahediyorum.Basit bir örnekle günümüzün illeti küresel ısınmanın kendi kendine oluştuğunu mu düşünüyorsun? Yoksa yüce rabbimizin "bak şu nankör kullarımın yaptıklarına ben bi ceza vereyim bu aşağılıklara" falan dediğini mi?.Yahut insanların geçmişte yaptığı olumlu olumsuz işlerin sonucu olarak mı görüyorsun? Zaman haberimiz olmadan sinsice planını bize yaptırdı ve bugün de o plan yürürlükte. Kısaca, zaman bir plana göre işliyor ancak bizim o plandan haberimiz yok ya da görmek istemiyoruz ve birden bire planın parçaları ile karşılaştığımızda da her bileşen bize sürpriz gibi görünüyor. Yaşam bu açıdan labirente benziyor.Dışarıdan bakınca çıkış yolunu bulmak çok basit ve duvarların yerlerini bildiğimiz için hiçbir şey sürpriz değil ; içerde iken ise çıkışı bulmak çok zor ve karşımıza çıkan her duvar labirentin bize bir sürprizi. İçindeyken, yukarıdan bakma şansımız olmayacak ama içerde biraz çabalayarak nerde ne olduğunu öğrenebilir planı çıkartabiliriz. En azından karşımıza çıkacağını düşündüğümüz sürpriz duvarlardan korkup da yerimizde saymaktan iyidir. Kendimize "sürprizlere hazır olun" diyoruz. ve onlara hazırlanmak için harcadığımız çabanın yarısını bile planı görmeye harcamıyoruz.Eğer sürprizlere hazırlıklı olmak, planı görmekse hazırlıklı olmak; eğer değilse önümüzde duran plana göz atmak gerekir. Önümüzü görememenin suçunu sürekli zamana, yaşama atıyoruz: "Sürprizlerle Dolu Yaşam" peeehh... önünü görenler müstesna...
Yaşam, yazımda da belirttiğim gibi her şeyin gelişigüzellik içinde akıp durduğu bir ortam. Fakat bu gelişigüzellik içinde de tabiki mantıksal bir olgu olan neden-sonuç ilişkiside var. Aslında Gizem'le yaptigimiz bu konuşma bir tiyatro oyunu'nda geçen cümleler üzerine gerçekleşmişti. Ve düşündügümüz zaman aslında hayatın her anını neden-sonuç ilişkilerini inceleyerek yaşamak, farkında olmadan bizi mekanikleştiriyor.
Küresel ısınma olayında ise tahmin edebilcegin gibi, bu olayın insanların doğayla etkileşimlerinin bir sonucu olduğunu düşünüyorum.
Labirent benzetmeni de çok begendim bu arada. Belki de insanlar o labirentin tepesinden bakmayı bir yana bırakıp her şeyi kendi akışına bırakabilseler, işte o zaman hayattan gerçek anlamda keyif alabilirler.
Belki de...
Yorum Gönder